Yamaha D'elight Hakkında Teknik Bilgi, Yorum, Deneyim Paylaşımları ve Daha Fazlası...
Yamaha D'elight Yakıt Tüketim Bilgileri
16 Mart 2017 Perşembe
23 Şubat 2017 Perşembe
Motobike 2017 Biletiniz Bizden
701 üyeye ulaşan Facebook grubumuzda, Motobike 2017 için bilet veriyoruz. Üye olup, takip etmenizi öneririm. Bugün verdiğimiz biletleri alan şanslı üyelerimiz fuarı gezdiler. Önümüzdeki günler için vereceğimiz biletlerde, şanslı üyelerimizden biri de siz olabilirsiniz.
Facebook adresimiz [https://www.facebook.com/groups/yamaha.delight/]
22 Şubat 2017 Çarşamba
Trafikte Sağ Kalmanın Yolları
1) Görünmez olduğunuzu farzedin: Çünkü çoğu araç sürücüsü için gerçekten de öylesiniz. Asla görüldüğünüzü düşünerek hareket etmeyin, hatta diğer sürücüyle gözgöze gelmiş olsanız bile…
2) Anlayışlı olun: Trafikte herkes hata yapabilir, her yapılan hataya sinirlenip saldırgan bir tavır sergilerseniz işler çabucak sarpa sarabilir. Karşınızdakinin büyükanneniz olduğunu farzedip ona göre tavır alın.
3) Akipmansız motora binmeyin: Evet, belki arkadaşlarınızla beş dakika uzaklıktaki bir kafeye ya da yazlığınızdan deniz kenarına iniyor olabilirsiniz. Ama mesafenin kısa olması kaza yapmayacağınız anlamına gelmez. Tişört ve şortla motora binmenin sonu gerçekten kötü bitebilir. En düşük süratlerdeki düşüşler bile çıplak tene büyük hasar verecektir.
4) İyiyi umun, kötüye hazırlanın: Kavşağa yaklaşırken orada duran arabanın son anda dönmek için önünüze direksiyon kıracağını varsayın. Kaldırım kenarında parkeden arabalardan birinin her an çıkabileceğini varsayın. Ters yönden bir arabanın gelebileceğini varsayın. En olmadık durumlara karşı hazırlıklı olun.
5) Ego’nuzu evde bırakın: Otobanda kimin daha hızlı gittiği gerçekte sadece polisin ve yargıçların umrundadır. Tabii bir de kaza raporunu yazacak bilirkişinin.
6) Dikkatinizi toplayın: Evet, reklam tabelasında mayolu bir manken resmi var. Evet, yol kenarında yürüyen hatun dikkat çekici. Acaba çırak faturayı yatırdı mı? Bir ara motoru servise götürmeniz lazım, değil mi? Siz bunları düşünürken tehlike adım adım yaklaşıyor olmasın sakın? Dikkatinizi yola verin!
7) Aynalar hikayenin tamamını anlatmaz: Sadece aynada gördüğünüz kadarına güvenerek şerit değiştirmeye kalkmayın. Kafanızı çevirip kör noktaları kontrol edin. Özellikle spor motorlarda aynalar her zaman için çok dar bir açıyı gösterirler.
8) Sürüş mesafesine dikkat edin: Önünüzdeki araçların tamponun yapışmayın, bu bela aramaktır. Tabii sıkışık trafikte uygulaması zor, ama hızınız arttıkça önünüzdeki ve arkanızdaki araçlarla mesafeniz de artmalı. Hem öne, hem de arkaya dikkat edin. Sizin vaktinde fren yapmanız, arkanızdaki sürücünün de vaktinde fren yapacağı anlamına gelmez.
9) Modifiyeli araçlara dikkat edin: Modifiyeli otomobiller standard modellere göre çok daha hızlı ve çeviktirler. Sürücüleri ise genellikle genç ve saldırgan tiplerdir. Bunları gördüğünüz anda potansiyel tehdit olarak algılayın ve ona göre hareket edin.
10) Viraja giriş hızına dikkat edin: Tek bir motorun karıştığı trafik kazalarının büyük kısmında ana sebep viraja gereğinden fazla hızlı girilmiş olmasıdır. Viraja girerken değil, çıkarken gaz açılır. Viraj giriş hızınızı ayarlamayı, viraja yatmadan önce bitirmiş olun, viraj içinde ani frenden kaçının. Virajın ardını göremiyorsanız özellikle dikkatli olun, birileri yolun ortasında durmuş etrafa bakınıyor olabilir.
11) Vahşi doğaya dikkat edin: Belki ülkemizde geyikler ve diğer yaban hayvanları Amerika’da olduğu gibi büyük bir tehdit değil. Ancak yine de özellikle kırsal kesimlerde yol alırken dikkatli olun. Sabah ve akşam saatleri evcil ya da yabani hayvanların özellikle hareketli oldukları saatlerdir. Bir sığıra, koyun sürüsüne ya da çoban köpeğine denk gelebilirsiniz. Sadece yolu değil, yolun iki yanındaki boş alanları da gözleyin, hayvan görürseniz alarma geçin.
12) İki freni de kullanmayı öğrenin: Motorda durdurma potansiyelinin büyük kısmı ön frendedir. Ancak özellikle cruiser ya da touring gibi ağır ve uzun makinelerde arka fren de büyük önem kazanır. Her iki freni de uygun biçimde kullanmak duruş mesafenizi ciddi biçimde kısaltacaktır.
13) İki parmağınız ön frenin üzerinde olsun: Bazıları bunun ne kadar gerekli ya da güvenli olduğunu tartışabilir. Ama şu gerçek yadsınamaz, saatte 100 kilometre hızla giderken freni 1 saniye önce sıkabilmek fren mesafenizi yaklaşık 30 metre kısaltacaktır. Bu 1 saniye elinizi frene atmak için harcayacağınız reaksiyon süresidir.
14) Gitmek istediğiniz yere bakın: Motosikletler sürüş dinamikleri itibariyle pilotun baktığı yöne doğru gitme eğilimine girerler. bu da yoldaki engeli savuşturmak için engele değil, geçiş ayapacağınız açıklığa bakmanız gerektiği anlamına gelir. Çukurdan kaçmak için çukura değil, çukurun yanından geçen düzgün asfalta bakın.
15) Gözlerinizi devamlı hareket ettirin: Tafik devamlı değişen, her an yeni koşullar ortaya koyan bir ortamdır. O yüzden gözlerini devamlı hareket etsin, etrafınızdaki trafiği tarayın ve tehditleri görü. Eğer acil bir tehlikeyle uğraşmıyorsanız, asla dikkatinizi tek bir alana ya da nesneye uzunca odaklamayın
16) Kavşaklarda çok daha fazla dikkatli olum: Yan yoldan anayola çıkarken ya da işaretsiz kavşaklarda aniden çıkış yapmayın. Özellikle kavuşan yolları tamamıyla göremiyorsanız ve ardınızda yoğun trafik yoksa durup iyice kolaçan edin. Unutmayın ki birileri tam gaz geliyor olabilir. Tabii aynı durum demiryolu geçişleri için de geçerli.
17) Burnunuzun ucuna bakmayın: Tehlike 5 metre önünüze kadar geldiyse birşeyler yapmak için geç kalmış olabilirsiniz. Bu yüzden sadece yakın mesafeyi değil, geniş bir alanı kontrol altında tutun. Yolun çok ilerisinde parketmiş bir traktör önceden farketmekle son anda farketmek arasında büyük fark vardır.
18) Bildiğiniz yollarda daha dikkatli olun: Motora atlayıp muhitinizde, köyünüzün çevresinde ya da her zaman katettiğiniz yollarda biraz turlamaya karar verdiniz. Muhitinizde olmak beladan uzakta olmak anlamına gelmiyor. İstatistiklere göre çoğu binici kendi muhitinde ve oldukça düşük süratlerde yaşanan kazaların kurbanı oluyor. Unutmayın, sokakları tanıyor olabilirsiniz ama bu, o gün o sokaklarda sarhoş bir sürücüye denk gelmeyeceğinizi garantilemez. Gözünüzü dört açın!
19) Asla duran trafiğe dalmayın: Önünüzde trafiğin tıkandığını ve arabaların yığıldığını görüyorsunuz, ama siz motorla iğne deliğinden bile geçebilirsiniz, değil mi? Yanlış cevap! Önce şunu sorun, trafik niye duruyor? Görmediğiniz bir sebebi, bir kaza ya da başka bir nedeni olabilir. Duran trafikteki boşluklara hızla ve umarsızca dalmak sizi bir anda ölümle yüzyüze getirebilir.
20) Sikletinize göre motor seçin: 60 kilo ağırlığında ve 1,65 boyundaki bir adam elbette ki Gold Wing kullanabilir. Ama acil bir durumda, mesela kalabalık bir kavşakta marş basmadığında, sikleti motorla başa çıkmaya yetecek midir? En büyük ve güçlü motora sahip olmayı gurur meselesi haline geitrmenin bir anlamı yok, sikletinize ve yeteneklerinize uygun bir motor seçin.
21) Aniden açılabilecek kapılara dikkat edin: Yol kenarında parketmiş bir araba ya da sağ şeritte yolcu indireye hazırlanan bir taksinin açılan kapısına çarpmak kesinlikle hoş bir tecrübe değildir. Tek tehlike açılan kapı da değildir üstelik, o kapıdan kaçmaya çalışırken üstünüze direksiyon kıran bir başka sürücüye de denk gelebilirsiniz.
22) Kavşakta durmayanlara dikkat: Kavşağa yaklaşırken kendinizi hazırlayın, trafik size yol vermek için durmayabilir, büyük ihtimalle durmayacaktır da. Ama aynı şey arkanızdan gelenler için de geçerli olabilir, unutmayın ki siz olmasanız bile bir başkası kavşağa dikkatiszce dalabilir. Dönmeyi planladığınız yönün aksi şeritte kalmayın, arkanızı ve kavşağı besleyen diğer şeritleri kollayın.
23) Ekibinizi dikkatli seçin: Grup olarak uzun yol yapmak zevklidir, ancak ekibinizi iyi seçmeniz gerekir. İyi bir ekip diğer üyeleri geride bırakıp uzaklaşmaz, her ihtimale karşı yol üzerinde buluşma ve bekleme noktaları belirler. Eğer grubunuzla uyum içinde değilseniz, diğerlerinden daha temkinli ya da daha saldırgan motor kullanıyorsanız bela kapınızda demektir. Bir anda zincirleme kazaya sebep olabilirsiniz.
24) Kör olmayın: Aşırı ışıklandırılmış bir klüpten zifiri karanlık park alanına çıktığınızda, ya da karanlık bir asansörden güneşli bir caddeye indiğinizde, hemen marş basmayın. Gözlerinize ortamın ışığına alışmaları için birkaç dakika zaman tanıyın. Aksi takdirde ilk birkaç kilometre resmen kör olarak motora bineceksiniz demektir.
25) Yavaş U dönüşleri çalışın: Uygun bir alan bulun ve bol bol yürüme hızında U dönüşlere çalışın. Ağırlığınızı dışa doğru vermek size motoru dengelemekte yardımcı olacaktır. Motor değiştirdiğinizde de bunu tekrar çalışın, her motorun huyu aynı değildir. Tehlike anında değil vaktiniz varken motorun huyunu öğrenin.
26) Yokuşlarda paniklemeyin: Dik bir yokuşta durmak zorunda kalırsanız endişelenmeyin. Arka freni kullanarak motorun kaymasını engellerken, gaz-debriyaj ikilisini yumuşak bir biçimde kullanarak rahat kalkışlar yapabilirsiniz.
27) Yolu iyi gözlemleyin: Üzerinde gittiğiniz yolu okumayı asla ihmal etmeyin. Yol yamaları, demir kapaklar, kalın çekilmiş beyaz şeritler, metal kedi gözleri, ıslak ve parlak görünen herhangi bir noktaya kesinlikle kaygan olduğunu düşünerek yaklaşın, hızınızı kontrollü ve sakin biçimde azaltın. Burnunuzu kullanmayı ihmal etmeyin, aniden beliren mazot ya da sıcak zift kokusu, size yola dökülmüş kaygan maddeleri gözlerinizden önce haber verebilir!
28) Eyvah lastik patladı: Lastiğin patladığını duydunuz ve motor altınızda sarsılıyor! Sakin olun, motoru kontrol etmek için fazladan kas gücü kullanmanız gerekecektir. Gazı hafifçe kapatın, sağlam lastiğin frenini kullanarak yavaşlayın ve kenara çekin. Ani hareketlerin motoru bir anda altınızdan alabileceğini unutmayın!
29) Vizördeki su damlaları: Yağmurun başladığı an asfaltın en kaygan olduğu andır. Sağanak yağmurla yıkanan yol nispeten temizdir, ama hafifçe ıslanmış yol neredeyse buz kadar kaygan olabilir. Dikkat kesilin, ani hareketlerden kaçının. Mümkünse kısa bir süre için konaklayıp durumun değişmesini bekleyin.
30) Karanlıkta yolunuzu kaybetmeyin: Gece yaklaşıp da ışık seviyesi düşmeye başladıkça sizin ve trafikteki diğer herkesin görüş seviyesi düşecektir. Farlarınızı ayarlı ve temiz tutun, her zaman yedek ampul taşıyın, asla iyi aydınlatması olmayan bir motorla akşam trafiğine çıkmayın. Güneş gözlükleri ve renkli vizörler bu saatlerde sizin düşmanınız olacaktır. Karanlıkta önünüzü görmek kadar diğer sürücüler tarafından görülmenin de zorlaştığını unutmayın. Gece sürüşlerinde görülebilmek için fosforlu kask etiketleri ve kemerlerden faydalanın.
31) Duygusal ve bedensel açıdan hazır olun: Yorgun, uykusuz, alkollü olarak kesinlikle motora binilmemesi gerektiğini bebekler bile biliyor. Ama aşırı duygusal patlamaların da en az uyuşturucu kadar kötü etkileri olabileceğini unutmayın. Kendinizi çok öfkeli, bezgin, sıkıntılı ya da üzgün hissediyorsanız marşa basmadan önce sakinleşmek için birşeyler yapın. Aynı durum sürüş esnasında ciddi tehlike atlatıldığında da geçerlidir. Sinirle gaza asılmayın, kenara çekip adrenalin patlaması geçene kadar bekleyin. Seleye oturduğunuzda kesinlikle gergin olmayın.
32) Uygun kıyafet seçin: Hava koşullarına ve bedeninize uygun kıyafetler seçin. Sıcakta pişerken, soğukta donarken ya da üzerinize oturmayan bir ceketle boğuşurken kazaya her zamankinden daha yakın olacağınızı unutmayın.
33) MP3 çaları evde bırakın: Kulağınızda kulaklıklar varken ve müzik sonuna kadar açıkken, dibinize kadar giren beton kamyonunun giderek yaklaşan gümbürtüsünü duymanız mümkün olmayacaktır. Ya da diğer başka herhangi birşeyin. Motor üzerinde sadece gözlerinizi değil kulaklarınızı da tehlikeye karşı açmanız gerektiğini unutmayın. Müzik dinlemeye çalışırken ölmek pek akıllıca olmayacaktır.
34) Slalomun ustası olun: Boş bir alana birkaç deterjan kutusu koyun ve çevrelerinden değişik hızlarda slalom yaparak geçmeyi deneyin. Akan trafikte aniden beliren engellere karşı sadece fren yapmak işe yaramayacaktır, kaçış manevralarını da içgüdüsel olarak yapabilecek kadar ustalaşmanız gerekir. Unutmayın, motorlar otomobiller gibi durmazlar, dursalar bile arkadan çarpacak bir diğer aracın darbesini kesecek tamponları yoktur. O yüzden çoğu zaman frenleri kazıklayıp durmaktan ziyade, slalomla tehlikeyi arkada bırakıp yolu açmak ve uzaklaşmak daha iyi olacaktır.
35) Düşük süratlerde yumuşak davranın: Özellikle sıkışık trafikte ya da ara sokaklarda ilerlerken olduğu gibi, düşük süratlarde ani gaz ve frenden kaçının. Ani gaz ve fren lastiklerinizin bir anda kaymasına sebep olabilir, ayrıca motor ömrü ve sürücü konforu açısından da pek iyi değildirler.
36) Fren lambanızı kullanın: Sinyaller devamlı çaktıkları için dikkat çekerler. Aynı şekilde fren lambanızı da arkadan gelenlerin dikkatini çekecek biçimde kullanabilirsiniz. Yavaşlamayı düşündüğünüzde ya da arkanızdakine mesafe bırakması için mesaj vermeyi istediğinizde, fren pedalına ya da manetine birkaç kere faifçe dokunarak fren lambanızı yakıp söndürün. Tecrübeli biniciler fren lambası müşirlerini ayarlayarak arka lambanın pedala dokunur dokunmaz yanmasını sağlarlar. Müşiri bu şekilde ayarlamak bir dakikalık bir iştir ve hayatınızı kurtarabilir.
37) Sabırlı olun: Ara sokaktan ana caddeye çıkarken, kavşakta otobana çıkarken ya da kaldırımdan inerken, sabırlı olun ve fazladan bir saniye ayırıp gelen trafiği iyice incelediğinizden emin olun. Unutmayın, tehlike en beklemediğiniz anda, görmediğiniz açıdan gelir. Boş bir caddede siz kaldırımdan inerken, iki araba geride bir başka aracın şoförü de caddeye çıkmak üzere hazırlanıyor olabilir. Bilin bakalım aynı anda gazlarsanız kim kime çarpacak?
38) Yaklaşma hızına dikkat edin: Eğer akan trafiğin iki katı bir süratle araçların arasından slalom yaparak geçiyorsanız başınızın belaya girmesine ramak kalmış demektir. Sadece tek bir sürücünün sapacağı kavşağı kaçırdığını düşünerek aniden şerit değiştirmesi işinizi bitirmeye yeter. Duran trafikte ise araçların arasından karşıdan karşıya geçmeye çalışan yayalar aynı tehlikeyi arzeder. Unutmayın, sizinle aynı hat üzerinde syerden binlerce araç var ve kimin ne yapacağını kestirmeniz imkansız. Hızınızı azaltıp gözünüzü açın.
39) Emniyet şeridi dostunuz değildir: Emniyet şeridi, banket ya da adına ne denirse densin yolun kenarları her zaman için tehlikenin yoğunlaştığı yerlerdir. Öncelikle diğer araçların sizi görmesi zorlaşır. Ama daha da önemlisi, yoldaki her türlü enkaz burada toplanır. Yola dökülüp akan mazot, kamyonlardan savrulan kum, ölü hayvan leşi, patlak lastik parçaları, cam kırıkları, aklınıza gelecek ve gelmeyecek türlü enkazı yol kenarında bulabilirsiniz. Bu yüzden yolun en sağına yanaşıp gazlamak belaya davetiye çıkarmaktır.
40) Sola dönen katiller: Ölümlü motosiklet kazalarında en yüksek orana, sola ani dönüş yapan otomobillere yandan çarpma şeklinde gerçekleşen kazalar sahiptir. Bu tür kazalar özellikle kavşaklarda meydana gelmektedir. Ülkemizde sürücülerin DÖNÜLMEZ levhasına kesinlikle uymadıklarını, boş buldukları herhangi bir noktada U dönüşü yapmaya çalıştıklarını unutmayın. Orta şeritte hızla kavşağa girdiğinizde, kendinizi bir anda en sağ şeritten sola U dönüşü yapmaya çalışan bir arabanın kapısıyla yüzyüze bulabilirsiniz.
41) Düşünmeden hareket etmeyin: Yol boş, ortalık sakin, görüş mükemmel. Öyleyse önünüzdeki otomobil neden yolun kenarından ve yavaşça ilerliyor? Adres mi arıyor? Manzara mı seyrediyor? Arızalı mı? Cep telefonuyla mı konuşuyor? Nedenini asla bilemezsiniz, ama aynı şekilde ne yapacağını da bilemezsiniz. Birdenbire U dönüş yapmaya ya da yolun ortasına çıkmaya kalkabilir. Aynalarına bakmadığını ve yola dikkat etmediğini varsayın, açıktan ve temkinli geçin. Asla karşınızdakinin ne yaptığını bildiğini varsaymayın, aklınızı kullanın ve herkesten şüphe edin. Bir tampona yapışmaktan iyidir.
42) Işıklarda depar atmayın: Özellikle kavşaklardaki trafik ışıkları büyük tehlike arzederler. Diğer taraftan gelen araçların kırmızı ışıkta duracağının hiçbir garantisi yoktur, bu yüzden özellikle ışık değiştikten sonra ki ilk birkaç saniye çok tehlikelidir. Aynı şekilde yaya geçitlerinde ışığa uymayan yayalar kendilerini aceleyle yola atabilirler. O yüzden ışık yanar yanmaz kendinizi ileri atmayın, hatta mümkünse bırakın yanınızdaki ya da önünüzdeki araçlar kavşağa sizden önce girsin. Bir saniyelik gecikme ortadan ikiye bölünmenizi önleyebilir.
43) Arkanızı kollayın: Şerit değiştirirken, yavşlarken ve dururken sık sık aynadan arkanızı kollayın, hatta ışıklarda beklerken bir gözünüz devamlı aynanızda olsun. Arkadan gelen araçların sürücüleri herhangi bir sebepten fren yapmakta gecikebilirler, bu durumda sizin bir saniye içinde bulunduğunuz şeridi terketmeniz gerekebilir. Aynı şekilde yokuş yukarı olan duraklamalarda önünüzdeki aracın dibine girmeyin, kalkışta aracını bir an kaydırması size pahalıya mâl olabilir.
44) Görüş alanınızı genişletin: Duvarda sabit bir noktaya gözlerinizi kilitleyin. Sonra da gözlerinizi oynatmadan, sadece dikkatinizi kullanarak etrafınızda olup bitenleri algılamaya çalışın. Bu egzersiz kısa sürede algılama alışkanlığınızı geliştirecek, böylece gözlerinizi yoldan ayırmadan çevrenizdeki alanı daha iyi algılayabilir hale geleceksiniz. Ancak herşeye rağmen ilerleyen yaşla beraber bu çevresel görüş alanının daralacağını da dikkate alın. Uykusuzluk ya da alkol ise bu alanı doğrudan ortadan kaldıran etkenlerdir.
45) Kamyonlardan uzak durun: Kamyon ve otobüslerin arkasında ya da yanında uzun süre seyir halinde bulunmaktan kaçının. Özellikle kamyonlardan düşebilecek yük ya da kopabilecek lastik parçaları büyük tehlike yaratacaktır. Eğer bunları sollayıp geçme imkanınız yoksa, en azından araya mesafe koyun.
46) Frenlerinizi tanıyın: Boş bir alanda ön ve arka freninizi kullanma alıştırması yapın, frenlerinizin huyunu, ne zaman ne kadar kavradıklarını, tekerlerin ne zaman kilitlenmeye başladığını, frenleme esnasında motorun genel olarak nasıl davrandığını iyice öğrenin. Zaman içinde frenleme işini en zor koşullarda bile rahatça ve paniğe kapılmadan yapabilecek kadar motorunuza alışın.
47) Lastiklerinizi kontrol edin: İnik, hasarlı ya da kabaklaşmış lastiklerle yola çıkmak Rus ruleti oynamaktır. Sorun ölüp ölmeyeceğiniz değil, ne zaman öleceğinizdir. Lastiklerinizin sizi hayata bağlayan pamuk ipliği olduğunu unutmayın. Altınızda dönen dünyayla aranızdaki tek bağ lastiklerinizdir, ona göre davranın.
48) Çevrenizi okuyun: Otobanda giderken çevredeki evlerin artması yola çıkabilecek yaya ve araç ihtimalini artırır. Tarlalar traktörlerin, yeşil çayırlar koyun sürülerinin varlığına işaret edebilir. Yüksek kamyon sayısı yoldaki mazot ihtimalini artıracaktır. Emniyet şeridine bırakılmış birkaç portakal rengi koni yakınlarda bir yerlerde onarım ekiplerinin yol çalışması yaptığının ilk işaretleri olabilir. Sadece yola değil, etrafınızdaki dünyaya da dikkat edin, sürüş tarzınızı topladığınız ipuçlarına göre değiştirin.
49) Trafik kurallarına uyun: Bazıları kuralların çiğnenmek için konulduğunu söylerler. Bu tür insanlar kafalarını kullanmayı bilmeyen, birer istatistik olmak için sıralarını bekleyen ölü adamlardır. Trafik kuralları bir asırlık küresel bilgi birikiminin, milyonlarca trafik kazasının sonucunda konulmuştur. Tek amaçları vardır, herkesin akşam evine tek parça halinde dönebilmesini sağlamaktır.
50) Sorumlu davranın: Motora binen, kuralları her fırsatta çiğneyen ve bir kaza esnasında tüm zararlarının kendilerine olduğunu söyleyen insanlar, hayatları boyunca hiç ciddi bir motor kazasına şahit olmamış kişilerdir. Yüksek süratte savrulan ve havada taklalar atarak kaldırıma çıkan bir motorun etrafa verebileceği zarar, bir otobüsten daha az değildir. Bu yüzden marş basarken sorumlu olduğunuzu unutmayın.Trafik kuralları bir asırlık küresel bilgi birikiminin, milyonlarca trafik kazasının sonucunda konulmuştur. Tek amaçları vardır, herkesin akşam evine tek parça halinde dönebilmesini sağlamaktır.
2) Anlayışlı olun: Trafikte herkes hata yapabilir, her yapılan hataya sinirlenip saldırgan bir tavır sergilerseniz işler çabucak sarpa sarabilir. Karşınızdakinin büyükanneniz olduğunu farzedip ona göre tavır alın.
3) Akipmansız motora binmeyin: Evet, belki arkadaşlarınızla beş dakika uzaklıktaki bir kafeye ya da yazlığınızdan deniz kenarına iniyor olabilirsiniz. Ama mesafenin kısa olması kaza yapmayacağınız anlamına gelmez. Tişört ve şortla motora binmenin sonu gerçekten kötü bitebilir. En düşük süratlerdeki düşüşler bile çıplak tene büyük hasar verecektir.
4) İyiyi umun, kötüye hazırlanın: Kavşağa yaklaşırken orada duran arabanın son anda dönmek için önünüze direksiyon kıracağını varsayın. Kaldırım kenarında parkeden arabalardan birinin her an çıkabileceğini varsayın. Ters yönden bir arabanın gelebileceğini varsayın. En olmadık durumlara karşı hazırlıklı olun.
5) Ego’nuzu evde bırakın: Otobanda kimin daha hızlı gittiği gerçekte sadece polisin ve yargıçların umrundadır. Tabii bir de kaza raporunu yazacak bilirkişinin.
6) Dikkatinizi toplayın: Evet, reklam tabelasında mayolu bir manken resmi var. Evet, yol kenarında yürüyen hatun dikkat çekici. Acaba çırak faturayı yatırdı mı? Bir ara motoru servise götürmeniz lazım, değil mi? Siz bunları düşünürken tehlike adım adım yaklaşıyor olmasın sakın? Dikkatinizi yola verin!
7) Aynalar hikayenin tamamını anlatmaz: Sadece aynada gördüğünüz kadarına güvenerek şerit değiştirmeye kalkmayın. Kafanızı çevirip kör noktaları kontrol edin. Özellikle spor motorlarda aynalar her zaman için çok dar bir açıyı gösterirler.
8) Sürüş mesafesine dikkat edin: Önünüzdeki araçların tamponun yapışmayın, bu bela aramaktır. Tabii sıkışık trafikte uygulaması zor, ama hızınız arttıkça önünüzdeki ve arkanızdaki araçlarla mesafeniz de artmalı. Hem öne, hem de arkaya dikkat edin. Sizin vaktinde fren yapmanız, arkanızdaki sürücünün de vaktinde fren yapacağı anlamına gelmez.
9) Modifiyeli araçlara dikkat edin: Modifiyeli otomobiller standard modellere göre çok daha hızlı ve çeviktirler. Sürücüleri ise genellikle genç ve saldırgan tiplerdir. Bunları gördüğünüz anda potansiyel tehdit olarak algılayın ve ona göre hareket edin.
10) Viraja giriş hızına dikkat edin: Tek bir motorun karıştığı trafik kazalarının büyük kısmında ana sebep viraja gereğinden fazla hızlı girilmiş olmasıdır. Viraja girerken değil, çıkarken gaz açılır. Viraj giriş hızınızı ayarlamayı, viraja yatmadan önce bitirmiş olun, viraj içinde ani frenden kaçının. Virajın ardını göremiyorsanız özellikle dikkatli olun, birileri yolun ortasında durmuş etrafa bakınıyor olabilir.
11) Vahşi doğaya dikkat edin: Belki ülkemizde geyikler ve diğer yaban hayvanları Amerika’da olduğu gibi büyük bir tehdit değil. Ancak yine de özellikle kırsal kesimlerde yol alırken dikkatli olun. Sabah ve akşam saatleri evcil ya da yabani hayvanların özellikle hareketli oldukları saatlerdir. Bir sığıra, koyun sürüsüne ya da çoban köpeğine denk gelebilirsiniz. Sadece yolu değil, yolun iki yanındaki boş alanları da gözleyin, hayvan görürseniz alarma geçin.
12) İki freni de kullanmayı öğrenin: Motorda durdurma potansiyelinin büyük kısmı ön frendedir. Ancak özellikle cruiser ya da touring gibi ağır ve uzun makinelerde arka fren de büyük önem kazanır. Her iki freni de uygun biçimde kullanmak duruş mesafenizi ciddi biçimde kısaltacaktır.
13) İki parmağınız ön frenin üzerinde olsun: Bazıları bunun ne kadar gerekli ya da güvenli olduğunu tartışabilir. Ama şu gerçek yadsınamaz, saatte 100 kilometre hızla giderken freni 1 saniye önce sıkabilmek fren mesafenizi yaklaşık 30 metre kısaltacaktır. Bu 1 saniye elinizi frene atmak için harcayacağınız reaksiyon süresidir.
14) Gitmek istediğiniz yere bakın: Motosikletler sürüş dinamikleri itibariyle pilotun baktığı yöne doğru gitme eğilimine girerler. bu da yoldaki engeli savuşturmak için engele değil, geçiş ayapacağınız açıklığa bakmanız gerektiği anlamına gelir. Çukurdan kaçmak için çukura değil, çukurun yanından geçen düzgün asfalta bakın.
15) Gözlerinizi devamlı hareket ettirin: Tafik devamlı değişen, her an yeni koşullar ortaya koyan bir ortamdır. O yüzden gözlerini devamlı hareket etsin, etrafınızdaki trafiği tarayın ve tehditleri görü. Eğer acil bir tehlikeyle uğraşmıyorsanız, asla dikkatinizi tek bir alana ya da nesneye uzunca odaklamayın
16) Kavşaklarda çok daha fazla dikkatli olum: Yan yoldan anayola çıkarken ya da işaretsiz kavşaklarda aniden çıkış yapmayın. Özellikle kavuşan yolları tamamıyla göremiyorsanız ve ardınızda yoğun trafik yoksa durup iyice kolaçan edin. Unutmayın ki birileri tam gaz geliyor olabilir. Tabii aynı durum demiryolu geçişleri için de geçerli.
17) Burnunuzun ucuna bakmayın: Tehlike 5 metre önünüze kadar geldiyse birşeyler yapmak için geç kalmış olabilirsiniz. Bu yüzden sadece yakın mesafeyi değil, geniş bir alanı kontrol altında tutun. Yolun çok ilerisinde parketmiş bir traktör önceden farketmekle son anda farketmek arasında büyük fark vardır.
18) Bildiğiniz yollarda daha dikkatli olun: Motora atlayıp muhitinizde, köyünüzün çevresinde ya da her zaman katettiğiniz yollarda biraz turlamaya karar verdiniz. Muhitinizde olmak beladan uzakta olmak anlamına gelmiyor. İstatistiklere göre çoğu binici kendi muhitinde ve oldukça düşük süratlerde yaşanan kazaların kurbanı oluyor. Unutmayın, sokakları tanıyor olabilirsiniz ama bu, o gün o sokaklarda sarhoş bir sürücüye denk gelmeyeceğinizi garantilemez. Gözünüzü dört açın!
19) Asla duran trafiğe dalmayın: Önünüzde trafiğin tıkandığını ve arabaların yığıldığını görüyorsunuz, ama siz motorla iğne deliğinden bile geçebilirsiniz, değil mi? Yanlış cevap! Önce şunu sorun, trafik niye duruyor? Görmediğiniz bir sebebi, bir kaza ya da başka bir nedeni olabilir. Duran trafikteki boşluklara hızla ve umarsızca dalmak sizi bir anda ölümle yüzyüze getirebilir.
20) Sikletinize göre motor seçin: 60 kilo ağırlığında ve 1,65 boyundaki bir adam elbette ki Gold Wing kullanabilir. Ama acil bir durumda, mesela kalabalık bir kavşakta marş basmadığında, sikleti motorla başa çıkmaya yetecek midir? En büyük ve güçlü motora sahip olmayı gurur meselesi haline geitrmenin bir anlamı yok, sikletinize ve yeteneklerinize uygun bir motor seçin.
21) Aniden açılabilecek kapılara dikkat edin: Yol kenarında parketmiş bir araba ya da sağ şeritte yolcu indireye hazırlanan bir taksinin açılan kapısına çarpmak kesinlikle hoş bir tecrübe değildir. Tek tehlike açılan kapı da değildir üstelik, o kapıdan kaçmaya çalışırken üstünüze direksiyon kıran bir başka sürücüye de denk gelebilirsiniz.
22) Kavşakta durmayanlara dikkat: Kavşağa yaklaşırken kendinizi hazırlayın, trafik size yol vermek için durmayabilir, büyük ihtimalle durmayacaktır da. Ama aynı şey arkanızdan gelenler için de geçerli olabilir, unutmayın ki siz olmasanız bile bir başkası kavşağa dikkatiszce dalabilir. Dönmeyi planladığınız yönün aksi şeritte kalmayın, arkanızı ve kavşağı besleyen diğer şeritleri kollayın.
23) Ekibinizi dikkatli seçin: Grup olarak uzun yol yapmak zevklidir, ancak ekibinizi iyi seçmeniz gerekir. İyi bir ekip diğer üyeleri geride bırakıp uzaklaşmaz, her ihtimale karşı yol üzerinde buluşma ve bekleme noktaları belirler. Eğer grubunuzla uyum içinde değilseniz, diğerlerinden daha temkinli ya da daha saldırgan motor kullanıyorsanız bela kapınızda demektir. Bir anda zincirleme kazaya sebep olabilirsiniz.
24) Kör olmayın: Aşırı ışıklandırılmış bir klüpten zifiri karanlık park alanına çıktığınızda, ya da karanlık bir asansörden güneşli bir caddeye indiğinizde, hemen marş basmayın. Gözlerinize ortamın ışığına alışmaları için birkaç dakika zaman tanıyın. Aksi takdirde ilk birkaç kilometre resmen kör olarak motora bineceksiniz demektir.
25) Yavaş U dönüşleri çalışın: Uygun bir alan bulun ve bol bol yürüme hızında U dönüşlere çalışın. Ağırlığınızı dışa doğru vermek size motoru dengelemekte yardımcı olacaktır. Motor değiştirdiğinizde de bunu tekrar çalışın, her motorun huyu aynı değildir. Tehlike anında değil vaktiniz varken motorun huyunu öğrenin.
26) Yokuşlarda paniklemeyin: Dik bir yokuşta durmak zorunda kalırsanız endişelenmeyin. Arka freni kullanarak motorun kaymasını engellerken, gaz-debriyaj ikilisini yumuşak bir biçimde kullanarak rahat kalkışlar yapabilirsiniz.
27) Yolu iyi gözlemleyin: Üzerinde gittiğiniz yolu okumayı asla ihmal etmeyin. Yol yamaları, demir kapaklar, kalın çekilmiş beyaz şeritler, metal kedi gözleri, ıslak ve parlak görünen herhangi bir noktaya kesinlikle kaygan olduğunu düşünerek yaklaşın, hızınızı kontrollü ve sakin biçimde azaltın. Burnunuzu kullanmayı ihmal etmeyin, aniden beliren mazot ya da sıcak zift kokusu, size yola dökülmüş kaygan maddeleri gözlerinizden önce haber verebilir!
28) Eyvah lastik patladı: Lastiğin patladığını duydunuz ve motor altınızda sarsılıyor! Sakin olun, motoru kontrol etmek için fazladan kas gücü kullanmanız gerekecektir. Gazı hafifçe kapatın, sağlam lastiğin frenini kullanarak yavaşlayın ve kenara çekin. Ani hareketlerin motoru bir anda altınızdan alabileceğini unutmayın!
29) Vizördeki su damlaları: Yağmurun başladığı an asfaltın en kaygan olduğu andır. Sağanak yağmurla yıkanan yol nispeten temizdir, ama hafifçe ıslanmış yol neredeyse buz kadar kaygan olabilir. Dikkat kesilin, ani hareketlerden kaçının. Mümkünse kısa bir süre için konaklayıp durumun değişmesini bekleyin.
30) Karanlıkta yolunuzu kaybetmeyin: Gece yaklaşıp da ışık seviyesi düşmeye başladıkça sizin ve trafikteki diğer herkesin görüş seviyesi düşecektir. Farlarınızı ayarlı ve temiz tutun, her zaman yedek ampul taşıyın, asla iyi aydınlatması olmayan bir motorla akşam trafiğine çıkmayın. Güneş gözlükleri ve renkli vizörler bu saatlerde sizin düşmanınız olacaktır. Karanlıkta önünüzü görmek kadar diğer sürücüler tarafından görülmenin de zorlaştığını unutmayın. Gece sürüşlerinde görülebilmek için fosforlu kask etiketleri ve kemerlerden faydalanın.
31) Duygusal ve bedensel açıdan hazır olun: Yorgun, uykusuz, alkollü olarak kesinlikle motora binilmemesi gerektiğini bebekler bile biliyor. Ama aşırı duygusal patlamaların da en az uyuşturucu kadar kötü etkileri olabileceğini unutmayın. Kendinizi çok öfkeli, bezgin, sıkıntılı ya da üzgün hissediyorsanız marşa basmadan önce sakinleşmek için birşeyler yapın. Aynı durum sürüş esnasında ciddi tehlike atlatıldığında da geçerlidir. Sinirle gaza asılmayın, kenara çekip adrenalin patlaması geçene kadar bekleyin. Seleye oturduğunuzda kesinlikle gergin olmayın.
32) Uygun kıyafet seçin: Hava koşullarına ve bedeninize uygun kıyafetler seçin. Sıcakta pişerken, soğukta donarken ya da üzerinize oturmayan bir ceketle boğuşurken kazaya her zamankinden daha yakın olacağınızı unutmayın.
33) MP3 çaları evde bırakın: Kulağınızda kulaklıklar varken ve müzik sonuna kadar açıkken, dibinize kadar giren beton kamyonunun giderek yaklaşan gümbürtüsünü duymanız mümkün olmayacaktır. Ya da diğer başka herhangi birşeyin. Motor üzerinde sadece gözlerinizi değil kulaklarınızı da tehlikeye karşı açmanız gerektiğini unutmayın. Müzik dinlemeye çalışırken ölmek pek akıllıca olmayacaktır.
34) Slalomun ustası olun: Boş bir alana birkaç deterjan kutusu koyun ve çevrelerinden değişik hızlarda slalom yaparak geçmeyi deneyin. Akan trafikte aniden beliren engellere karşı sadece fren yapmak işe yaramayacaktır, kaçış manevralarını da içgüdüsel olarak yapabilecek kadar ustalaşmanız gerekir. Unutmayın, motorlar otomobiller gibi durmazlar, dursalar bile arkadan çarpacak bir diğer aracın darbesini kesecek tamponları yoktur. O yüzden çoğu zaman frenleri kazıklayıp durmaktan ziyade, slalomla tehlikeyi arkada bırakıp yolu açmak ve uzaklaşmak daha iyi olacaktır.
35) Düşük süratlerde yumuşak davranın: Özellikle sıkışık trafikte ya da ara sokaklarda ilerlerken olduğu gibi, düşük süratlarde ani gaz ve frenden kaçının. Ani gaz ve fren lastiklerinizin bir anda kaymasına sebep olabilir, ayrıca motor ömrü ve sürücü konforu açısından da pek iyi değildirler.
36) Fren lambanızı kullanın: Sinyaller devamlı çaktıkları için dikkat çekerler. Aynı şekilde fren lambanızı da arkadan gelenlerin dikkatini çekecek biçimde kullanabilirsiniz. Yavaşlamayı düşündüğünüzde ya da arkanızdakine mesafe bırakması için mesaj vermeyi istediğinizde, fren pedalına ya da manetine birkaç kere faifçe dokunarak fren lambanızı yakıp söndürün. Tecrübeli biniciler fren lambası müşirlerini ayarlayarak arka lambanın pedala dokunur dokunmaz yanmasını sağlarlar. Müşiri bu şekilde ayarlamak bir dakikalık bir iştir ve hayatınızı kurtarabilir.
37) Sabırlı olun: Ara sokaktan ana caddeye çıkarken, kavşakta otobana çıkarken ya da kaldırımdan inerken, sabırlı olun ve fazladan bir saniye ayırıp gelen trafiği iyice incelediğinizden emin olun. Unutmayın, tehlike en beklemediğiniz anda, görmediğiniz açıdan gelir. Boş bir caddede siz kaldırımdan inerken, iki araba geride bir başka aracın şoförü de caddeye çıkmak üzere hazırlanıyor olabilir. Bilin bakalım aynı anda gazlarsanız kim kime çarpacak?
38) Yaklaşma hızına dikkat edin: Eğer akan trafiğin iki katı bir süratle araçların arasından slalom yaparak geçiyorsanız başınızın belaya girmesine ramak kalmış demektir. Sadece tek bir sürücünün sapacağı kavşağı kaçırdığını düşünerek aniden şerit değiştirmesi işinizi bitirmeye yeter. Duran trafikte ise araçların arasından karşıdan karşıya geçmeye çalışan yayalar aynı tehlikeyi arzeder. Unutmayın, sizinle aynı hat üzerinde syerden binlerce araç var ve kimin ne yapacağını kestirmeniz imkansız. Hızınızı azaltıp gözünüzü açın.
39) Emniyet şeridi dostunuz değildir: Emniyet şeridi, banket ya da adına ne denirse densin yolun kenarları her zaman için tehlikenin yoğunlaştığı yerlerdir. Öncelikle diğer araçların sizi görmesi zorlaşır. Ama daha da önemlisi, yoldaki her türlü enkaz burada toplanır. Yola dökülüp akan mazot, kamyonlardan savrulan kum, ölü hayvan leşi, patlak lastik parçaları, cam kırıkları, aklınıza gelecek ve gelmeyecek türlü enkazı yol kenarında bulabilirsiniz. Bu yüzden yolun en sağına yanaşıp gazlamak belaya davetiye çıkarmaktır.
40) Sola dönen katiller: Ölümlü motosiklet kazalarında en yüksek orana, sola ani dönüş yapan otomobillere yandan çarpma şeklinde gerçekleşen kazalar sahiptir. Bu tür kazalar özellikle kavşaklarda meydana gelmektedir. Ülkemizde sürücülerin DÖNÜLMEZ levhasına kesinlikle uymadıklarını, boş buldukları herhangi bir noktada U dönüşü yapmaya çalıştıklarını unutmayın. Orta şeritte hızla kavşağa girdiğinizde, kendinizi bir anda en sağ şeritten sola U dönüşü yapmaya çalışan bir arabanın kapısıyla yüzyüze bulabilirsiniz.
41) Düşünmeden hareket etmeyin: Yol boş, ortalık sakin, görüş mükemmel. Öyleyse önünüzdeki otomobil neden yolun kenarından ve yavaşça ilerliyor? Adres mi arıyor? Manzara mı seyrediyor? Arızalı mı? Cep telefonuyla mı konuşuyor? Nedenini asla bilemezsiniz, ama aynı şekilde ne yapacağını da bilemezsiniz. Birdenbire U dönüş yapmaya ya da yolun ortasına çıkmaya kalkabilir. Aynalarına bakmadığını ve yola dikkat etmediğini varsayın, açıktan ve temkinli geçin. Asla karşınızdakinin ne yaptığını bildiğini varsaymayın, aklınızı kullanın ve herkesten şüphe edin. Bir tampona yapışmaktan iyidir.
42) Işıklarda depar atmayın: Özellikle kavşaklardaki trafik ışıkları büyük tehlike arzederler. Diğer taraftan gelen araçların kırmızı ışıkta duracağının hiçbir garantisi yoktur, bu yüzden özellikle ışık değiştikten sonra ki ilk birkaç saniye çok tehlikelidir. Aynı şekilde yaya geçitlerinde ışığa uymayan yayalar kendilerini aceleyle yola atabilirler. O yüzden ışık yanar yanmaz kendinizi ileri atmayın, hatta mümkünse bırakın yanınızdaki ya da önünüzdeki araçlar kavşağa sizden önce girsin. Bir saniyelik gecikme ortadan ikiye bölünmenizi önleyebilir.
43) Arkanızı kollayın: Şerit değiştirirken, yavşlarken ve dururken sık sık aynadan arkanızı kollayın, hatta ışıklarda beklerken bir gözünüz devamlı aynanızda olsun. Arkadan gelen araçların sürücüleri herhangi bir sebepten fren yapmakta gecikebilirler, bu durumda sizin bir saniye içinde bulunduğunuz şeridi terketmeniz gerekebilir. Aynı şekilde yokuş yukarı olan duraklamalarda önünüzdeki aracın dibine girmeyin, kalkışta aracını bir an kaydırması size pahalıya mâl olabilir.
44) Görüş alanınızı genişletin: Duvarda sabit bir noktaya gözlerinizi kilitleyin. Sonra da gözlerinizi oynatmadan, sadece dikkatinizi kullanarak etrafınızda olup bitenleri algılamaya çalışın. Bu egzersiz kısa sürede algılama alışkanlığınızı geliştirecek, böylece gözlerinizi yoldan ayırmadan çevrenizdeki alanı daha iyi algılayabilir hale geleceksiniz. Ancak herşeye rağmen ilerleyen yaşla beraber bu çevresel görüş alanının daralacağını da dikkate alın. Uykusuzluk ya da alkol ise bu alanı doğrudan ortadan kaldıran etkenlerdir.
45) Kamyonlardan uzak durun: Kamyon ve otobüslerin arkasında ya da yanında uzun süre seyir halinde bulunmaktan kaçının. Özellikle kamyonlardan düşebilecek yük ya da kopabilecek lastik parçaları büyük tehlike yaratacaktır. Eğer bunları sollayıp geçme imkanınız yoksa, en azından araya mesafe koyun.
46) Frenlerinizi tanıyın: Boş bir alanda ön ve arka freninizi kullanma alıştırması yapın, frenlerinizin huyunu, ne zaman ne kadar kavradıklarını, tekerlerin ne zaman kilitlenmeye başladığını, frenleme esnasında motorun genel olarak nasıl davrandığını iyice öğrenin. Zaman içinde frenleme işini en zor koşullarda bile rahatça ve paniğe kapılmadan yapabilecek kadar motorunuza alışın.
47) Lastiklerinizi kontrol edin: İnik, hasarlı ya da kabaklaşmış lastiklerle yola çıkmak Rus ruleti oynamaktır. Sorun ölüp ölmeyeceğiniz değil, ne zaman öleceğinizdir. Lastiklerinizin sizi hayata bağlayan pamuk ipliği olduğunu unutmayın. Altınızda dönen dünyayla aranızdaki tek bağ lastiklerinizdir, ona göre davranın.
48) Çevrenizi okuyun: Otobanda giderken çevredeki evlerin artması yola çıkabilecek yaya ve araç ihtimalini artırır. Tarlalar traktörlerin, yeşil çayırlar koyun sürülerinin varlığına işaret edebilir. Yüksek kamyon sayısı yoldaki mazot ihtimalini artıracaktır. Emniyet şeridine bırakılmış birkaç portakal rengi koni yakınlarda bir yerlerde onarım ekiplerinin yol çalışması yaptığının ilk işaretleri olabilir. Sadece yola değil, etrafınızdaki dünyaya da dikkat edin, sürüş tarzınızı topladığınız ipuçlarına göre değiştirin.
49) Trafik kurallarına uyun: Bazıları kuralların çiğnenmek için konulduğunu söylerler. Bu tür insanlar kafalarını kullanmayı bilmeyen, birer istatistik olmak için sıralarını bekleyen ölü adamlardır. Trafik kuralları bir asırlık küresel bilgi birikiminin, milyonlarca trafik kazasının sonucunda konulmuştur. Tek amaçları vardır, herkesin akşam evine tek parça halinde dönebilmesini sağlamaktır.
50) Sorumlu davranın: Motora binen, kuralları her fırsatta çiğneyen ve bir kaza esnasında tüm zararlarının kendilerine olduğunu söyleyen insanlar, hayatları boyunca hiç ciddi bir motor kazasına şahit olmamış kişilerdir. Yüksek süratte savrulan ve havada taklalar atarak kaldırıma çıkan bir motorun etrafa verebileceği zarar, bir otobüsten daha az değildir. Bu yüzden marş basarken sorumlu olduğunuzu unutmayın.Trafik kuralları bir asırlık küresel bilgi birikiminin, milyonlarca trafik kazasının sonucunda konulmuştur. Tek amaçları vardır, herkesin akşam evine tek parça halinde dönebilmesini sağlamaktır.
6 Şubat 2017 Pazartesi
16 Ocak 2017 Pazartesi
Balata Çeşitleri ve Teknik Özellikleri
Sinter ve Yarı Metalik balata hakkında bir çok yanlış anlatım ve bilgi
olduğunu görerek 'doğru bilinen yanlışlar' hakkında küçük bir yazı
yazmak istedim.
Fren balatası çeşitleri;
- Yarı metalik, organik, karbon hepsi farklı isimler ile telaffuz edilen aslında aynı muhteviyata sahip olan üründür. İçinde Kömür yani karbon ve metal parçacıkları bulunur. Genelde çok yüksek ısılarda 'Friksiyon' yani sürtünmeye karşı olan dirençleri kaybolmaya başlar. Sessiz, yumuşak, kısa ömürlü olmaları tipik özellikleridir. Boyut ve cc gözetmeksizin her türlü motosiklette kullanılabilir.
- Sinter metal; tamamen metal muhteviyatlı hammadde ile üretilir. içinde çelik ve bakır bulunabilir. Yarı metalik hamur tipine göre çok yüksek performans sergiler. Ömrü uzundur, Çalışma ısı aralığı neredeyse yarı metalik balatanın iki katıdır. Dez avantajları ise fiyat olarak yarı metalik balataya göre daha pahalıdır. Yarı metalik balatalara göre disk üzerinde daha çok tahribatı olur. Ancak kesinlikle illa yarış motoruna takılır gibi bir ibare yoktur. Scooterlar dahi olmak üzere her türlü motosiklette kullanılabilir. Bu seçim fren ve kullanım alışkanlıklarına göre yapılır.
Balatanın çalışma prensibi ve rodaj (alışma süresi)
Tüm fren balataları sinter yada yarı metalik olsun aynı mantık ile
çalışmaktadır. Balatanın içindeki metal parçacıkları önce diskin üzerine
ısınarak yapışır. Yapışan metal parçalıkları balatanın üzerinde ki daha
yumuşak metali yada karbonu ısırarak friksiyonu yani sürtünmeyi sağlar.
Ortaya çıkan kinetik enerji ısı enerjisine dönüşürken, Bu şekilde
kinetik enerjiyi limitlemeye hatta yok etmeye yani durdurmaya kadar
kontrol edebiliriz. Bu fiziksel bir olaydır. Yani sürekli bu döngü dönüp
gider :)
Balata yüzeyinde olan metallerin diske yapışması, disk yüzeyinde olan
metalin ısınması ve reaksiyona geçme dönemine Rodaj dönemi denir. Bu
dönemde frenlerimiz iyi tutmaz. Belki durmaya yakın sesler olabilir.
Rodaj döneminin tamamlanmasından sonra fren performansımız ve
hassasiyetimiz daha çok kendini hissettirecektir.
Doğru Bilinen Yanlışlar Kısmında;
- Yarı sinter fren balatası diye bir şey yoktur! Fren balatası ya sinter ya yarı metalik olur. İkisinin üretim ve hazırlanma şekli birbirinden çok başka olduğu için kesinlikle birleştirilemez (örnek su yağa karışmadığı gibi iki ürün birbiri ile reaksiyona geçemez)
- Fren balatası değişir değişmez ani frenler yapmak. Kesinlikle yapılmaması gereken bir durumdur. Mevcut sisteminizi rodajlanmadan yüksek ısılara maruz bıraktığınızda halk arasında disk yanması ve balata yanması denen 'semerrit' durumu meydana gelir. Ve ürünler değişmeden kesinlikle işe yaramaz verim alamazsınız.
Elimden geldiğince herkesin anlayabileceği bir dilde anlatmaya çalıştım. Sürç-i lisan ettiysem affola.
Saygılarımla,
Murat Deniz
Murat Deniz Bey'e bu değerli bilgi paylaşımı için teşekkür ederim.
13 Ocak 2017 Cuma
Boyaya Zarar Veren Temel Etkenler ve Korunma Yolları
Boyaya zarar veren temel etkenler ve korunma yollarını ana başlıklar altında topladım.
Kuş Pisliği
Kuş pisliğinin motorunuzun boyasına zarar verme süresi, motorunuzun boyasına ve kuşun cinsine göre 6 saat ile 2 gündür. Bu süre içerisinde kuş pisiliği motorun boyasını yakar. Bu hasar pasta işlemi ile geçirilemez. Tek çözümü motorun tekrar boyanmasıdır. Motorun boyanması hem pahalı bir işlemdir hem de motorun değerini düşürür. Yapılan boya ise asla orijinalinin yerini tutmaz. Bu nedenle; Kuş pisliğini görür görmez üşenmeden temizlenmesi gerekir. Bazı cilalar ve koruma ürünleri kuş pisliğinin motora zarar verme süresini biraz uzatabilir ama siz yinede çok güvenmeyin.
Kuş pisliği nasıl temizlenir?
Önce su döküp, yumuşaması için bir süre bekleyin. İyice yumuşadıktan sonra bastırmadan dairesel hareketlerle biraz silin ve çıkana kadar bu işleme devam edin. Asla fazla bastırmayın veya pisliği yaymayın. Sabırlı ve titiz hareket etmezseniz pislik çıkar fakat boya çizilebilir.
Kuş pisliğinin motorunuzun boyasına zarar verme süresi, motorunuzun boyasına ve kuşun cinsine göre 6 saat ile 2 gündür. Bu süre içerisinde kuş pisiliği motorun boyasını yakar. Bu hasar pasta işlemi ile geçirilemez. Tek çözümü motorun tekrar boyanmasıdır. Motorun boyanması hem pahalı bir işlemdir hem de motorun değerini düşürür. Yapılan boya ise asla orijinalinin yerini tutmaz. Bu nedenle; Kuş pisliğini görür görmez üşenmeden temizlenmesi gerekir. Bazı cilalar ve koruma ürünleri kuş pisliğinin motora zarar verme süresini biraz uzatabilir ama siz yinede çok güvenmeyin.
Kuş pisliği nasıl temizlenir?
Önce su döküp, yumuşaması için bir süre bekleyin. İyice yumuşadıktan sonra bastırmadan dairesel hareketlerle biraz silin ve çıkana kadar bu işleme devam edin. Asla fazla bastırmayın veya pisliği yaymayın. Sabırlı ve titiz hareket etmezseniz pislik çıkar fakat boya çizilebilir.
Ağaç Reçinesi
Ağaç reçinesinin boyaya zarar verme süresi çok kısa olabilir. Ağaç reçinesi kuruduğunda boyayı yakmış olabilir. Yanan ve kabaran boya ancak motorun tekrar boyanması ile düzeltilebilir. Motorun boyanması hem pahalı bir işlemdir hem de motorun değerini düşürür. Yapılan boya asla orijinalinin yerini tutmaz. Bu nedenle; Mecbur kalmadıkça motorunuzu asla reçinesi olan ve özsuyunu damlatan bir ağacın altına bırakmayın.
Ağaç reçinesi nasıl temizlenir
Aracınızda mutlaka ıslak mendil bulundurun. Şayet reçine kurumamışsa ıslak mendil ile bastırmadan ve yaymadan reçineyi almaya çalışın. Ağaç reçinesi kurumuşsa aseton tarzında çözücü bir maddeyi pamuğa veya beze damlatarak sadece reçine üzerine azar azar sürerek yumuşamasını sağlayın. Bu işlemi yaparken çok ama çok dikkatli ve sabırlı olun.
Motor camlarında oluşan kireç lekeleri nasıl önlenir
Görünmese de her yüzey gözeneklere sahiptir. Suların çok kireçli olduğu ülkemizde hemen kurulanmayan camlarda zamanla kireç lekeleri camın gözeneklerine işleyerek kalıcı hale gelir. Oluşan lekeler için motor camları sık sık sirkeyle temizlenmelidir.
Motorunuzu fırçayla veya benzinliklerdeki 3-5 kuruşa köpük, yüksek basınçlı su püskürten makinelerle yıkatmayın
Motorunuzu fırçasız, süngergiz diye adlandırılan ve kimyasal bir köpük sıkılarak yapılan temizlik ve yıkama işlemimden uzak tutun. Kullanılan bu kimyasalların içinde yüksek derecede aşındırma gücüne sahip çözücüler olduğunu unutmayın. Bu ürünler, motorunuzun kısa sürede çok kötü bir görünüm almasına neden olabilir.
Motorunuzu fırçasız, süngergiz diye adlandırılan ve kimyasal bir köpük sıkılarak yapılan temizlik ve yıkama işlemimden uzak tutun. Kullanılan bu kimyasalların içinde yüksek derecede aşındırma gücüne sahip çözücüler olduğunu unutmayın. Bu ürünler, motorunuzun kısa sürede çok kötü bir görünüm almasına neden olabilir.
Motorunuzu kendiniz yıkayın
Otomobil ve motosiklet temizliği için özel olarak üretilmiş ve PH değeri dengelenmiş temizlik ürünleri kullanmaya özen gösterin. Bulaşık deterjanı vb. kimyasallar iyi köpürür fakat uzun vadede zarar verir. İki adet süngerinizin olması en iyisidir. Süngerin bir tanesi ile motorun boyasını (üst kısımları) diğeri ile jantlarını (alt kısımları) temizleyin. Her ne kadar süngeri yıkasanız da mutlaka gözeneklerinde çamur ve toprak parçaları kalır. Dolayısıyla süngerleri asla karıştırmayın. Bu karışıklığı önlemek için farklı renklerde süngerler kullanın. Süngerleri uzun süre kullanmayın. 5-10 yıkamada bir değiştirin. Yıkamaya başlamadan önce mutlaka motor üzerindeki kaba çamuru/kiri akıtın. Mümkünse basınçlı su makinesi (uzaktan) daha da iyisi hortum kullanın. Güneş altında ve motor sıcakken “kesinlikle” yıkama yapmayın. Boya koruma uygulanmış motorunuzu çok daha az temizlik maddesi kullanarak çok daha kısa sürede kolayca yıkayabilirsiniz. Motorunuzu kendiniz yıkamayı seviyorsanız boya koruma ürünlerimizden birini mutlaka denemenizi tavsiye ederim. Motorumuzu yıkatmak yerine yıkamaktan çok daha fazla keyif alacağınızı düşünüyorum. Unutmayın ki! Kimse motorunuza sizden daha fazla özen göstermez.
Motorunuz tuza maruz kalırsa
En kısa sürede "SOĞUK" su ile yıkayın. Ilık ve sıcak su kullanmak, kimyasal reaksiyon yaratacağından kesinlikle kullanmayın.
Boyadaki parlaklık kaybının nedenleri
Motorun fırça ve benzeri sert aparatlarla yıkanması, uygun olmayan yıkama maddelerinin (kimyasal köpükler, bulaşık detarjanı vs.) kullanılması, yıkandıktan sonra ıslak bırakılması, güneş altında yıkanması, güneşin altında uzun süre beklemesi boyanın yıpranmasına, çizilmesine, matlaşmasına ve renginin solmasına neden olur. Hatta bu olumsuzluklar plastik aksama da zarar vererir.
Motorunuz tuza maruz kalırsa
En kısa sürede "SOĞUK" su ile yıkayın. Ilık ve sıcak su kullanmak, kimyasal reaksiyon yaratacağından kesinlikle kullanmayın.
Boyadaki parlaklık kaybının nedenleri
Motorun fırça ve benzeri sert aparatlarla yıkanması, uygun olmayan yıkama maddelerinin (kimyasal köpükler, bulaşık detarjanı vs.) kullanılması, yıkandıktan sonra ıslak bırakılması, güneş altında yıkanması, güneşin altında uzun süre beklemesi boyanın yıpranmasına, çizilmesine, matlaşmasına ve renginin solmasına neden olur. Hatta bu olumsuzluklar plastik aksama da zarar vererir.
Burada paylaştığım bilgiler ışığında motorunuzu temizledikten sonra, mutlaka ama mutlaka "branda" kullanmanızı öneriyorum. Bir çok sorunu daha oluşmadan bertaraf etmiş olursunuz.
8 Ocak 2017 Pazar
27 Aralık 2016 Salı
9 Aralık 2016 Cuma
Rüzgar Gürültüsünün Tehlikeleri
Günümüzde motosiklet kaskları eskisinden daha iyi yapılmaktadır. Fakat
bunlar sizin başınızı korumak gibi muhteşem bir görev yapmalarına rağmen
kaskların çoğu, zaman içerisinde işitme kaybına yol açacak şekilde
gürültülüdür. Bu yüzden günlük sürüş sırasında kullandığınız
donanımlarınızın içinde kulak tıkaçlarını bulundurmanız gereklidir.
Unutmayın "Yükses sese maruz kalmak" normal konuşmayı anlamayı
engelleyecek kadar işitme kaybının en büyük sebebidir. Bir otobanda araba sürerken arabanızın camını biraz açarsanız rüzgar
sesindeki artışı farkedersiniz ve hız arttıkça bu ses de artar.
Aerodinamikler (Motorun, rüzgarın sesi, tekerleklerin yolda çıkardığı
sesler vb.) bir kaskın ürettiği ses miktarında önemli bir rol oynar.
Ayrıca kaskların modelleri de bu durumu artırıp azaltabilir.
Pahalı kasklar daha mı sessizdir?
Bu sorunun cevabına, göreceli olarak evet denilebilir. İyi bir kask daha güvenli olduğu kadar daha da sessiz olabilir. Ama olmayabilir de. Anlaşılacağı üzere net bir cevap vermek oldukça zordur. Şöyleki; 400 Sterlin’den daha pahalı kasklarda yapılan testlerde, bunların yarı fiyatında olan kasklardan çok daha gürültülü olduğu bulunmuştur. Shoei ve Schuberth’in günümüzde en sessiz modeller olduğu düşünülmektedir.
Bu sorunun cevabına, göreceli olarak evet denilebilir. İyi bir kask daha güvenli olduğu kadar daha da sessiz olabilir. Ama olmayabilir de. Anlaşılacağı üzere net bir cevap vermek oldukça zordur. Şöyleki; 400 Sterlin’den daha pahalı kasklarda yapılan testlerde, bunların yarı fiyatında olan kasklardan çok daha gürültülü olduğu bulunmuştur. Shoei ve Schuberth’in günümüzde en sessiz modeller olduğu düşünülmektedir.
"Gürültü" Gerçekten kulaklarıma hasar verebilir mi?
Evet, gürültü tehlikeli olabilir. Yeteri kadar yükses ve uzun süreli olursa, işitmenize zarar verebilir. Gürültünün sebep olduğu hasar, sinir tipi işitme kaybı olarak adlandırılır; birçok sebep bu tip işitme kaybına yol açabilir ama gürültü kaynaklı olanın önemli bir ayrıcalığı vardır-ilerlemesi durdurulabilir veya olmadan tamamen önlenebilir.
Kulaklarımı alıştırabilir miyim?
Hayır. Şayet hep gürültüde büyüdüğünüz için buna alıştığınızı zannediyorsanız bu yanlıştır. Gürültü işitmenizi azaltmıştır ve hiç bir ilaç, operasyon veya işitme cihazı gürültünün kulağınızda yaptığı hasarı tam olarak düzeltemez.
Desibeller kulağımı etkilemeden ne kadar yüksek olabilir?
Uzmanlar 85 desibel üzerindeki sese sürekli maruz kalmanın tehlikeli olabileceğinde anlaşmışlardır. Motor kullanırken kaskınızın içine gelen gürültü bunun üzerindedir. 85dB veya yukarısında gürültüye izin verilmemelidir.
Peki ne tip kulak tıkaçları alınmalıdır?
Kulak tıkaçları dış kulak yoluna takılan ve sesin şiddetini önleyen tıkaçlardır. Bunların etkili olabilmesi için kulak yolunu tam tıkamaları gerekir. Çeşitli boyutlarda satılmaktadırlar. Alışveriş yaptığınız mağzadan makul bir seti uygun bir fiyata alabilirsiniz. Alacağınız tıkaçın işinizi göremesi için kulak şeklinize uygun olması gereklidir.Mümkünse deneyip alın.
Sipariş tıkaçlara ne dersiniz?
Kulak yolunuzdan ölçü alınarak size maksimum uyum sağlayacak şekilde yapılan kulak tıkaçları da vardır ama pahalıdır.
Ne kadar etkilidirler?
Bu koruyucular zara ulaşan sesin şiddetini azaltmaya yararlar. Tam uygulanan kulak tıkaçları sesin şiddetini 15 ile 30dB kadar azaltırlar.
Kulak tıkaçlarını hangi sıklıkta değiştirmeliyiz?
Bunların çoğu ılık sabunlu suda yıkanabilir fakat tekrar kullanmadan önce kuruması beklenmelidir.Kulak tıkaçları bakteriler için iyi bir üreme yeri olabilirler ve bu da çok kötü bir enfeksiyona yol açabilir. Kullanırken temiz olmalarına ve dış kulak yolunu tahriş etmemelerine titizlik gösterilmelidir. Bu yüzden üzerinde temizlenemeyecek kadar kir biriktiğinde değiştirilmelidir. Tıkaçları kullanmadığınız zaman temiz bir kutuda muhafaza edin, kulağınıza tıkarken ise ellerinizi yıkayınız.
Kulak tıkacı kullanırken diğer sürücüleri duyabilirmiyim?
Tıkaçlar rüzgar uğultusu gibi yüksek frekanstaki sesleri engellemek üzere dizayn edilmiştir. Bu yüzden araba kornaları vb. sesleri duyarsınız.
Kulak tıkaçları dış kulak yoluna takılan ve sesin şiddetini önleyen tıkaçlardır. Bunların etkili olabilmesi için kulak yolunu tam tıkamaları gerekir. Çeşitli boyutlarda satılmaktadırlar. Alışveriş yaptığınız mağzadan makul bir seti uygun bir fiyata alabilirsiniz. Alacağınız tıkaçın işinizi göremesi için kulak şeklinize uygun olması gereklidir.Mümkünse deneyip alın.
Sipariş tıkaçlara ne dersiniz?
Kulak yolunuzdan ölçü alınarak size maksimum uyum sağlayacak şekilde yapılan kulak tıkaçları da vardır ama pahalıdır.
Ne kadar etkilidirler?
Bu koruyucular zara ulaşan sesin şiddetini azaltmaya yararlar. Tam uygulanan kulak tıkaçları sesin şiddetini 15 ile 30dB kadar azaltırlar.
Kulak tıkaçlarını hangi sıklıkta değiştirmeliyiz?
Bunların çoğu ılık sabunlu suda yıkanabilir fakat tekrar kullanmadan önce kuruması beklenmelidir.Kulak tıkaçları bakteriler için iyi bir üreme yeri olabilirler ve bu da çok kötü bir enfeksiyona yol açabilir. Kullanırken temiz olmalarına ve dış kulak yolunu tahriş etmemelerine titizlik gösterilmelidir. Bu yüzden üzerinde temizlenemeyecek kadar kir biriktiğinde değiştirilmelidir. Tıkaçları kullanmadığınız zaman temiz bir kutuda muhafaza edin, kulağınıza tıkarken ise ellerinizi yıkayınız.
Kulak tıkacı kullanırken diğer sürücüleri duyabilirmiyim?
Tıkaçlar rüzgar uğultusu gibi yüksek frekanstaki sesleri engellemek üzere dizayn edilmiştir. Bu yüzden araba kornaları vb. sesleri duyarsınız.
Bunları unutmayın!
- Daha önce memnun kaldığınız tıkaçları kullanın.
- Kullanmadan önce ellerinizi yıkayınız.
- Temiz bir kutuda saklayınız
- Düzenli olarak yıkayın/gerekince değiştiriniz.
21 Kasım 2016 Pazartesi
2017 Trafik Cezaları
– 2017 kırmızı ışıkta geçmenin cezası 207 TL 10 puan,
– Emniyet kemeri takmamanın cezası 96 Tl 15 ceza puanı,
– Araçta radar cihazını tesbit eden cihaz bulundurma cezası 1134 Tl 20 ceza puanı,
– Araçta cep telefonuyla konuşma cezası 96 TL 10 ceza puanı
– Asli kusurlu olup, ölümlü kazalara sebebiyet verme belge iptali
– Azami ağırlık sınırından daha fazla yük alma 780-4900 TL,
– Ehliyetsiz araç kullanma 1765 TL,
– Ehliyeti olsa bile yanında bulundurmamak veya polise göstermeme 1765 TL 5 ceza puanı,
– Engellilere ayrılmış park yerlerine park etmek 199 TL 10 ceza puanı
– Emniyet şeridinden gitme 2017 TL 20 ceza puanı,
– En sol şeridi sürekli işgal etme
– Hız sınırını % 10 ile %30 arası aşma 207 TL 10 ceza puanı,
– Hız sınırını %30 dan fazla aşma 412 TL 15 ceza puanı
– 2017 Muayene süresini geçirme cezası
– Uyuşturucu veya uyarıcı madde alarak araç kullanma 4660 TL,
– Takip mesafesine uymamanın cezası 96 TL 20 ceza puanı
– Araçta yüksek seste müzik dinlemenin cezası 96 TL 10 ceza puanı,
– Park ışıklarıyla araç sürmenin cezası 96 TL 15 ceza puanı,
– Sis lambasını gereksi yere açma cezası 96 TL 15 ceza puanı,
– Yaya ve okul geçitleri ile diğer geçitlerinde durma, yayalara yol vermeme 96 TL 20 ceza puanı,
– Ruhsatsız araç kullanmanın cezası 96 TL 10 ceza puanı,
– Aracın muayene süresi geçirme 96 TL 10 ceza puanı,
– 2017 Ehliyet belgesi sınıfının dışında bir aracı kullanmanın cezası 730 TL 20 ceza puanı,
– Sürücü belgesi iptal edilen sürücünün araç kullanması 1765 TL ,
– Sol şeridi sürekli ihlal etmek, hatalı sollama yapmanı cezası 207 TL 20 ceza puanı,
– Yavaş gidilmesi gereke yerlerde hızlı gitme 96 TL 15 ceza puanı
– Geçmenin yasak olduğu yerlere girmenin cezası 2017 TL 20 ceza puanı,
– Şerit değiştirme kurallarına uymamanın cezası 96 TL 20 ceza puanı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











