Yamaha D'elight Yakıt Tüketim Bilgileri

8 Ocak 2019 Salı

2019 Fenni Muayene Ücretleri


Yeni yıl ile birlikte, (kamyon, otobüs, tanker ve çekiciler) 71,98.-TL , (otomobil, kamyonet, minibüs, arazi taşıtı, özel taşıtlar, römorklu araçlar ve yarı römorklu araçlar) 53,10.-TL, (motosiklet, motorlu bisiklet ve traktörler) 27,14.-TL zamlandı.


Bu zamlar ile birlikte 2019 yılında geçerli olacak Fenni Muayene Ücretleri şöyle oldu.

  • Otobüs, kamyon, çekici, tanker   -  377,60.- TL
  • Otomobil, minibüs, kamyonet, arazi taşıtı, özel taşıt, römork ve yarı römork   -  279,66.- TL
  • Traktör, (römorklu, römorksuz), motosiklet, motorlu bisiklet   -  142,78.- TL 
İlgili tutarlar ise Tüvtürk istasyonlarında, muayene öncesinde nakit olarak tahsil edilmekte.

Fenni muayenede yapılan işlemler ve kontroller hakkında bilgi almak için [Tıklayınız]



2 Ocak 2019 Çarşamba

2019 Yılı Motosiklet MTV Tutarları


2019 yılında motosikletler için Motorlu Taşıtlar Vergisi'nin (MTV) ne kadar olacağı belli oldu.

1. taksit son ödeme tarihi 31 Ocak 2019, Perşembe

30 Aralık 2018 Pazar

18 Aralık 2018 Salı

Akü Takviyesi Nasıl Yapılır

Havaların soğuması ile birlikte akü problemleri sıklıkla yaşanmaya başlandı. Bugün şahit olduğum bir olayda, aküye takviye yapmayı bilmediklerini için kısa devre yaptırdılar. Bu da her iki akü için olumsuz bir durum olduğu gibi günümüz taşıtlarındaki elektronik donanımların fazlalığı düşünüldüğünde ciddi ve kalıcı hasarlara neden olabilir.

Bu nedenle akü konusunda temel bazı bilgiler paylaşamanın yararlı olacağını düşündüm.


Akü Çeşitleri Nelerdir, Tam Kapalı veya Kuru Akü Ne Demektir?

Aküler, kurşun asit, nikel kadmiyum, nikel ndemir gibi kullanılan metal cinslerine göre çeşitlere ayrılır.

Günümüzde en yaygın kullanılan akü tipi kurşun-asit akümülatörleridir. Bu aküler de temel olarak kuru ve sulu diye ikiye ayrılır.

Sulu akülerin en fazla kullanılan çeşitleri starter veya SLI (başlatma, ışıklandırma ve ateşleme fonksiyonlarının ingilizce baş harfleri ile ifade edilmiş hali) olarak da tabir ettiğimiz klasik tipteki oto aküleridir. Oto aküleri de kendi içinde tam kapalı veya buşonları açılabilen diye ikiye ayrılır. Bu iki tip akünün de iç yapısı aynıdır. Yani her ikisi de klasik tipte kurşun asit akülerdir.  Kapalı akülerin farkı buşonların açılamamasıdır. Bu akülere su eklenemediği için voltaj düzenekleri iyi olan araçlara takılması daha uygundur.

Bundan başka iç yapısı ve kullanım alanları farklı olsa da stasyoner (sabit tesis) ve traksyoner (forklift) aküleri de sulu ürünler kapsamına girer.

Kuru yani VRLA akülerin iç yapıları ve teknolojileri farklıdır. VRLA tanımının Türkçe karşılığı sübap ayarlı kurşun asit akü demektir. Bu aküler de iç yapılarına göre ikiye ayrılır.

AGM (elektroliti separatörlere emdirilmiş) ve jelli VRLA aküleri. Bu akülerin temel özelliği asit taşması veya sızdırması olmamasıdır. Gaz çıkışı minimumdur. Bu yüzden çok güvenlidir ve rafta bekleme ömürleri çok daha uzundur. Ayrıca sulu akülere kıyasla titreşime karşı daha dayanıklıdır. Sevkiyatı, taşınması sorunsuzdur. Kullanım alanları arasında motosikletler, sabit tesisler, UPS’ler, tekneler ve santraller vardır.


Akü Neden Deşarj Olur?

Akülerin olası deşarj (boşalma) nedenleri:

• Olumsuz çevre ve saklama koşulları, yüksek sıcaklık, nem vs.

• Araçtaki kaçak akımlar (öngörülen kısa devrelerden yüksek çekilen akımlar) açık lambalar

• Diğer elektrikli cihaz ve donanımlardaki kısa devreler

• Araç ile akümülatör uyumsuzluğu, küçük akü seçimi, araçtaki ilave  donanımlar (ses, ışık, bilgisayar sistemleri, soğutucu sistemler)

• Alternatörün (şarj dinamosu) yetersiz şarj etmesi


Akü Donar mı? Hava Şartları Aküyü Nasıl Etkiler?

Evet, aküler donabilir.

Tam şarjlı akünün donma ısısı - 50 derece  ile -70 derece arasındadır, dolayısıyla normal şartlarda şarjlı bir akümülatör donmaz. Ancak deşarj olan aküler deşarj seviyesine göre 0 derece ile -10 derece civarında dahi donabilirler. Özellikle soğuk mevsimlerde akülerin şarjlı durumda olmalarına dikkat edilmelidir.

Hava şartlarının aküye etkileri:

1. Stoklama, saklama yönünden:

Kapalı alanda stoklama yapılmalıdır. Açık havadaki stoklamalarda toz ve yağışlar kendiliğinden deşarjları arttırır. Mümkün olduğunca kuru ve serin bir yerde stoklanmalıdır. Akülerin deşarj oranları sıcaklık ile paralel olarak artar veya azalır. Genel olarak her 10 derecelik artışta kayıp kendiliğinden iki katına çıkar. Bu yüzden 10-16 derece aralığındaki stoklama 25-30 derece aralığındaki stoklamadan çok daha sağlıklıdır.
      
2. Araç üzerinde çalışırken:

Sıcak havalarda akünün marş gücü artar ancak buna paralel olarak aküdeki korozyon (yıpranma) da artar. Bu nedenle sıcak iklimlerde kullanılan aküler daha az ömre sahiptir. Soğuk havalarda akülerin marş gücü azalır. Buna ilaveten araç motorunun marş alma değeri de artar. Sonuçta soğuk koşullarda akülerin marş gücü önemli hale gelir.


Aküye Takviye Nasıl Yapılır?

• Aküden aküye bağlantı (jump-start)  için kullanacağınız akünün aynı amper olmasına dikkat edin.

• Motoru ve de elektrik harcaması muhtemel her şeyi kapatın.

• Öncelikle kablonun kırmızı ucunu boşalmış olan akünün (+) terminaline; daha sonra diğer ucunu dolu olan akünün terminaline bağlayın.

• Daha sonra kablonun siyah ucunu dolu olan akünün (-) terminaline ve kablonun diğer ucunu boşalmış akülü aracın kaportasında herhangi bir metal bölüme bağlayın.

• Kabloların egzoz, pervane gibi hareketli veya sıcak noktalara temas etmemesine dikkat edin.

• Dolu akülü aracı çalıştırıp, daha sonra boş akülü aracı çalıştırın.

• Araçlar çalıştıktan sonra boş akülü araçtan başlayarak; kabloları sökebilirsiniz.

10 Kasım 2018 Cumartesi

Savgı ve Özlem İle Anıyoruz!


Murat Ergün kardeşime bu güzel tasarımı için bir kez daha teşekkürler ♥

1 Kasım 2018 Perşembe

Skuter CVT Nasıl Çalışır

Skuter motorlardaki CVT (Sürekli Değişken Şanzıman) sisteminin nasıl çalıştığını anlatan güzel hazırlanmış bir animasyon.


26 Ekim 2018 Cuma

Kutlu Olsun


Elektrik Vücudumuza Kameranın Flaşından Girebilir mi?

Evet bu %100 gerçekleşebilir!

Bu, 21 yaşında mühendislik okuyan bir çocuğun başına gelmiş gerçek bir olaydır.

Çocuk Keshwani hastahanesinde öldü. Hastaneye yanık durumda kabul edildi. (Burdaki yanık tamamen yanmak değil de yanarak yaralanmak anlamında)

Sebep: Çocuk Amrawati'ye bir çalışma turunda gitti. Geri dönerken, arkadaşlarıyla beraber bir tren istasyonunda tren bekliyorlardı. Çoğu cep telefonlarının dijital kameralarıyla grup fotoğrafları çekiyordu.

Bu çocuk da ordaydı ve grup fotoğrafı çekmeye çalışıyordu. Durduğu yerden tüm grubu kameraya alamadı. Bu yüzden biraz geriye çekildi.

Durduğu yerin üstünde içinden 40,000 volt elektrik geçen bir elektrik kablosu vardı. Dijital kameranın butonuna bastığı anda 40,000 voltluk elektrik flaşdan içeri girdi, ordan parmaklara ve tüm vücuda.

Bütün bunlar birkaç saniyede oldu. Vücudunun %50’si yanmıştı. O durumda Keshwani hastanesine, ordanda ambulansın içinde Mumbai hastanesine götürüldü. 1,5 gün boyunca bilinçsiz kaldı. Vücudunun %50’si yandığından doktorlar onun için çok umutlu değildi. Bir süre sonra da öldü. Bu hepimiz cep telefonu kullandığımızdan herhangi birimizin başına gelebilir. Peki bundan öğrendik mi ve artık daha sorumlu muyuz?
  • Petrol pompalarında cep telefonu kullanmaktan kaçın.
  • Araba sürerken cep telefonu kullanmaktan kaçın.
  • Cep telefonun şarj olurken aramaları açma.İ
  • İlk olarak şarj jakını çıkar ondan sonra aramayı cevapla.
  • Cep telefonu şarjdayken yatağın veya tahta mobilyaların üstüne koyma.
  • Lütfen tren istasyonlarında veya yüksek voltaj elektrik kablosu olan herhangi bir yerde cep telefonu/dijital kamera kullanma.
Bu senin güvenliğin için çok önemli!

25 Ekim 2018 Perşembe

Motosiklet ve Sağlık


SICAK HAVALARDAKİ RİSKLER

Isı İle İlgili Rahatsızlıkların Dereceleri: 1. Derece Erken Uyarılar: ( Derhal vücudunuzu dıştan serinletin ve bol sıvı için) . Baş ağrısı . Yüzde kızarma ve terleme(arkasından kül rengi solgunluk ve terleme) . Bacak ve mide krampları. Mide bulantısı. Baş dönmesi ve halsizlik. Bitkinlik. Az miktarda koyu sarı idrar(koyuluk) 2. Derece Yaşam Tehdit Altında: (Ambulans çağırın- kalbe elektroşok gerekebilir) . Zonklamalı baş ağrısı. Kırmızı, pancar gibi kuru cilt(terleme artık olmuyor). Vücut ısısı hızla yükselir. Zihinsel durum değişir(Şaşırma, koordinasyon eksikliği, tepkilerde yavaşlama) . Kusma. Şiddetli kramplar. Hızlı ve zayıf nabız atışı. Hızlı, sığ nefes alma(nefes daralması) Öncelikle Yapılması Gerekenler: . Kişiyi hemen gölge bir yere almak. Soğuk su içine koymak, daldırmak. Bu imkan yoksa ıslak bezle baş, boyun ve vücuduna bilhassa eklem yerlerine soğuk kompres uygulamak. Vücudu hortumla ıslatmak. Kişi ikinci derecede ise su içirmemek. Tıbbi yetkililer gelmeden asla tıbbi bir madde, ilaç vermemek. Yüzünü ve/veya bedenini alkollü maddelerle(kolonya vs) ovma kesinlikle yapmamak. Sıcak havalarda yanlış miktarlarda ve zamanlarda su içiminin yaratacağı en büyük risk su zehirlenmesi dediğimiz olaydır.

Hyponatremia: (Su zehirlenmesi) Sebep: Hyponatremia kandaki sodyum seviyesinin düşmesi ile oluşan bir rahatsızlıktır. Su zehirlenmesi olarak da bilinir. Vücudunuzun elektrolit seviyesiyle bağlantılı olarak çok fazla su tükettiğinizin işaretidir. Oranlar yüksek derecede bozulmuş demektir. Üç saat boyunca yoğun bir şekilde terlediğinizde, içme suyu vücudunuzun gerekli suyu almasına yeterlidir. Günlük gıda alımlarımız bize bu durum için yeterli elektrolit rezervini sağlar. Fakat bütün gün boyu terlemeleri, üst üste her gün uzun süreler motor kullanımları su içimlerine ilaveten elektrolit alımları gerekir. Aksi takdirde hyponatremia olma riski vardır. Terimiz tuz içerir, biz hem su hem de tuz kaybederiz. İlk birkaç saatin sonun da, vücudumuzda mevcut elektrolit seviyesi tükenir(terlemeyle atılır). Ağır su içimiyle ise seyrelir. Eğer bu yönde devam edersek de kandaki sodyum seviyesini iyice düşürür ve vücudun ısı regülasyon sistemini bozarız. Belirtiler: İdrar sararması belirtidir. Vücudunuz denge sağlamak için aşırı idrar atmaya başlar. Bu aslında vücudunuzun size gerekli elektrolitler olmadan suyu kullanamayacağını söylemesidir. Bu durumda siz çok fazla idrar attığınız için durumun düzeldiğini zannedersiniz ama tam tersi olmakta, vücudunuz kurumakta ve hyponatremiaya doğru gitmektesinizdir. Kafein ve alkolün diüretik (idrar söktürücü) etkisi vardır. Bilhassa alkol beyin hücrelerini kurutur. Normal gıdaların, bilhassa muz elektrolit yönünden zengindir, dışında elektrolit tabletleri en uygun olan takviye şeklidir. Hyponatremia çok tehlikeli bir durumdur. Beyinde tehlikeli şişmeler oluşur çünkü artık hücresel su dengesini sağlayan sodyum seviyesi yetersizdir. Kesin bir tıbbi tedavisi de mevcut değildir. Ölebilirsiniz. Konuyu özetlersek: Bu tehlikeli durumu önlemek kolaydır. Su ile birlikte elektrolitleri de aldığınızdan emin olun. Nefesle ve terle attığınız su miktarını geri alacak kadar su için. Gereğinden fazla su içmeyin. Not: Elektrolitler vücuttaki yaşamsal birçok işlemin düzenlenmesinde gereklidir. Elektrolitler; sodyum, potasyum, klor, magnezyum, kalsiyum, bikarbonat, fosfat, sülfat. Önemleri: Hücrelerin düzenli çalışması için bunlar gereklidir. Bunlar kas, sinir ve beyin fonksiyonlarının su seviyelerinin düzenlenmesinde yaşamsal rol oynarlar. Kısaca suyun olması gerektiği yerde olmasını ve yapması gerektiği şeyi yapmasını sağlarlar. Bunları yönetirler. Vücudumuzun %60 ı sudur ve su sadece serinlemek için değildir. Hücresel sağlığımız için ve bedensel fonksiyonlarımızın olabilmesi için gereklidir. Yemeden birkaç hafta yaşayabiliriz ama susuz birkaç günde ölebiliriz. Su beden fonksiyonlarının olabilmesi için gereklidir. Elektrolitler bu kaynakla ne yapılacağını belirlerler. Örneklersek: Elektrolit seviyesi seyrelirse veya yoğunlaşırsa beynimiz çekebilir yada şişebilir bu da düşünce fonksiyonumuzu engeller. Seyreldiği zaman canımızın istediği gıdalar ihtiyacımız olanlardır. Bedenimiz bizimle konuşmaktadır. Yoğunlaştığı zaman ise idrarla atılır. 1.Terlemek bedenin soğutma sistemidir. İstenilen sonuçları elde etmesi için bedenin suya ihtiyacı vardır. Gazlı içecekler uygun olmaz. 2. Beden ısındığında kan damarları deriye daha fazla kan basmak için genişler. Fakat ter çabuk buharlaşır ve deri kurur ve deri havadaki ısıyı emmeye başlar. Artmış olan kan dolaşımı kan basıncını düşürür. Kan beyin ve kaslardan çekilip deriye yönelir. Dış ısı vücut ısısından fazla olduğu içinde serinleme olmaz deri ısıyı emer ve içe yollar. 3. Kalp atışları yükselir. Nabız %50-70 hatta daha fazla artabilir. 4. Isı krampları bacaklarınızda ve alt karın bölgenizde oluşmaya başlar. Bu vücut su ve elektrolit seviyenizin düştüğünü gösterir. Önlemler: . Yola çıkmadan bir saat önce yeterli miktarda su içiniz. Bunalma halinde birden aşırı su içmeye kalkışmanız, bedenin suyu kullanma kapasitesinin belirli bir oranda olması nedeniyle kanınızı sulandırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Su veya spor içecekler iyidir. Kahve, gazoz, kola gibi şekerli sıvıları tercih etmeyiniz. Herkes yanında en az 1 litre su taşımalıdır. Uzun kollu gömlek ve pantolonlar giyin. Cildiniz, başınız güneş ışınlarına direk temas etmesin. Çok sıcakta tüm bedeninizi ıslatın. Bira içmeyiniz. Bir tanesi dahi sizin görüşünüzü ve karar verme yetinizi olumsuz etkiler. 32C derece üzerinde her an güneş çarpması dediğimiz olaya maruz kalabileceğinizi unutmayınız. Bu yüzden bu derecelerin üzerinde güneş altında kalmaktan kaçınınız.

SOĞUK HAVALARDAKİ RİSKLER

Soğuğa Bağlı Rahatsızlıklar: Soğuk havada oluşabilecek rahatsızlıklardan başlıcaları şunlardır: Hypothermia. Soğuk ısırması (Buz yanığı). Soğuktan el ve ayaklarda oluşan şişlikler ve kızarıklar. Batma sendromu. Kar körlüğü. Bunların her biri sizi zayıflatarak güçten düşürebilecek rahatsızlıklardır. Hypothermia: Bu genellikle vücudunuzun iç ısısının çok düşmesi ile oluşan bir durumdur. Sadece soğuktan değil, fırtınalara, yağmur ve yüksek hızdaki rüzgârlara maruz kalmanız da bu duruma sebep olabilir. Genelde 37 derece olan vücut ısısı ürettiğinden çok kayba uğradığında oluşan bir durumdur. Belirtileri: Zihinsel faaliyetleriniz zayıflar, adalelerinizde kramplar başlar, kontrol edemediğiniz titremeler olur ve enerjiniz biter. Buz yanığı: Canlı hücrelerinizin donması ve kristalleşmesidir. Aşırı soğuk rüzgara direk maruz kalan cilt kısmında buz yanığı yada soğuk ısırması dediğimiz durumun oluşması bir dakikada da olabilir bir anda da. Isı kaybı kan dolaşımının telafi edebileceğinden çok fazla oranda hareketsizlik ve yoğun soğuk tarafından oluşturulur. Parmaklar, kulak ve yüz ilk önce etkilenen yerlerdir. Belirtileri: Üşümek, ağrı, yanma ve takiben hissizleşme. Deri renginde solmalar. Kızarmalar: Çıplak derinin uzun zaman soğuğa maruz kalmasıyla oluşur. Belirtileri: Deri kızarması, yanma, gerilme ya da kaşınma. Sonrasında açık iltihaplı ağrılı yaralar dönüşme. Batma sendromu: 10C ile 0C derece arasındaki derecelerde rutubete maruz kalınması ile oluşan durumdur. Soğuk hava kan damarlarını büzer. Belirtileri: Parmaklar, kulaklar ve yüz de şişmeler ve beneklenmeler. Deri mavileşir. Kar körlüğü: Gözlerinizi yeterince korumadığınızda kar örtüsünden yansıyan güneş ışıkları geçici ama sancılı bir rahatsızlık yaratır. Belirtileri: Kan rahatsız olan gözleri kapatır. Gözlerinizi sanki kumla dolmuş gibi hissedersiniz. Önlemler: Soğuk havada sürüş yaparken gerekli giysileri giymeye dikkat ediniz. Yukarıda verilen soğuğa bağlı rahatsızlık belirtilerini bilerek birbirinizi kontrol ediniz. Aşırı sert rüzgârlı soğuk havalarda motor sürüşünden kaçınınız. Hypothermia 1. Çok soğuk havalarda motosiklet sürüşünde hypothermia dikkat edilmediği takdirde sık rastlanan bir soğuk hava rahatsızlığıdır. 2. Bedenimizde dolaşan kanın yüzeydeki kılcal damarlara ve el ayak gibi uçlara taşınması beden iç ısısı tarafından yönetilir. 3. Rüzgarın etkisiyle kol ve bacaklarımızdaki kan soğur. Bu uzuvların geniş yüzeyleri bir radyatör vazifesi görür. Soğumuş kan tekrar beden içine alınır ve tekrar pompalanmadan önce ısıtılır, bu tekrar ısıtma işlemi bedenimizin iç ısını azar azar soğutur. 4. Beden iç ısısı çok düşerse yüzeydeki kılcal damarlara ve uç uzuvlara kan pompalama işlemi daha fazla iç ısının kaybolmasını önlemek üzere durdurulur. 5. Bu çevreye kan pompalanması işlemi durdurulunca kollarda, ellerde, bacaklarda ve ayaklarda soğuma başlar. 6. El ve ayaklarınızda soğuma başlayınca adaleler sertleşmeğe, ağırlaşmağa başlar. Tepkisizlik başlar. Bu durumda motosikleti kontrol edemezsiniz. Bu durum neticesi mola verip sıcak bir ortamda adaleleriniz ısıtırken de acıdan ağlarsınız. 7. Beynin bu çevreye kan dolaşımını durdurma emri vermesi hypothermia nın ilk başlangıç safhasına işaret eder. Elciklerin ısıtılmış olması ya da ısıtılan eldivenler kullanılması hastalığı ortadan kaldırmaz sadece alametleri, arazları iyileştirir. Ellerinizi ısıtırken bedeninizin başka yerlerinden soğumuş kan bedeninizin iç kısmına geliyorsa iç ısınız düşecektir. Bu durumda titreme ve gıdaları daha hızlı yakma işlemi ile yeterli enerji de elde edilemezse elleriniz çok sıcak olsa da kol, bacak ve diğer soğuk yerlere olan dolaşım azalacağından çok geçmeden kol ve bacak kaslarınız sertleşerek ve tepki vermemeğe başlayacaklardır. Zihinsel olarak iyi durumda olmayacaksınızdır. İç ısınızı yüksek tutabilirseniz, çevresel organlarınıza kan pompalanışı sürecektir. Dolayısıyla da el ve ayaklarınızda üşüme olmayacaktır. Çünkü sürekli ısıtılmış kanla beslenmektedirler. Bu üşüme işlemini tamamen ortadan kaldırmaz ama en azından sizin soğuktan uyuşmanızı engeller. Termal giysiler çok önemlidir. Ya özel dokunmuş giysiler giyilmeli yada ince olsalar da üst üste birkaç tabaka giyilerek soğuktan yalıtım sağlanmalıdır. Birde alışkanlıklar çok önemlidir. Genellikle kısa sürüşlere alışmış kişiler birden uzun bir sürüşe kalktıklarında soğuktan daha fazla etkileneceklerdir. Yağışlı havalarda giysilerinizin üzerindeki ıslaklık buharlaştığında yapacağı soğutma etkisi sürücünün daha fazla üşümesine sebep olacaktır. Omuz üzerinden bakış kontrolü yapmanızı engelleyecek oranda kalın giysileri de üst üste giymekten sakınınız. Isıtmalı yelek en tavsiye edilen üründür. Bunun üzerine iyi bir rüzgâr geçirmez korumalı, iyi yalıtımlı sürüş ceketi giyilmeli, en altta ise bir tişört idealdir. 10 derece ile 5 derece arasında tişörtle ısıtmalı yelek arasına ince bir yünlü giysi daha giyilmelidir. Şayet sıcaklık 0 derecelerde ise yünlüyü önce giyin ve üstüne tişörtü giyiniz. -10 derecelerde sürüş ceketinizin üzerine su geçirmez plastik örtü ya da bol yağmurluk gibi bir şey almanız faydalıdır. Ancak ilk birkaç saatten sonra bunlarda yetmeyebilir. Tabi sürüş süratinizde çok önemli bir etkendir. Burada en önemli olan nokta ısıtıcılı yeleği çıplak cildinizle temas ettirmemektir. Mümkünse de ısıtıcısı otomatik termostatlı olan yelekler tercih edilmelidir. Bu tip yelekler 30Watt gibi bir sarfiyatla cereyan çekerler. Bunlara ilaveten önlem olarak kol ağızlarınızı, paçalarınızı ve boynunuz dahil tüm açıklıklarınızı iyice kapatınız. İçeri rüzgar girmesin. Yün olmadığı takdirde ince birkaç tabakanın üst üste giyilmesi tek bir kalın tabakadan daha iyi yalıtım sağlar. İki parçalı elbiseler giyildiğinde böbreklerinizi çok iyi koruyunuz. Bu tip iki parçalı elbiselerin üzerine giyeceğiniz tek parça bir yağmurluk olumlu yönde mucizevi farklar yaratacaktır.

Motosiklet Sürüş Teknikleri - Alpaslan Kuzucan

16 Ekim 2018 Salı

0 - 16490 Kilometre İstatistikleri

D'elight'ın yakıt tüketimi bir süredir 1,9 ile 2,2 lt/100 km arasında gidip geliyor. Benzinin litre fiyatının 7 TL.'ye dayandığı hatta geçtiği şu günlerde böylesine az yakan bir motora sahip olmak büyük mutluluk. İşletme maliyetleri de düşük olunca, D'elight vazgeçilmez oluyor.

Yakıt tüketimi konusundaki (0 ile 16490 kilometre) istatistiki bilgiler ise şöyle.

  • Toplam mesafe - 16490 Kilometre
  • Alınan toplan yakıt miktarı - 403,92 Litre
  • Toplam maliyet - 2.044,75 Lira
  • Toplam dolum sayısı - 117

  • Ortama dolum - 3,45 Litre
  • Ortalama dolum faturası - 17,476 Lira
  • Kilometre başına ortalama maliyet - 0,12 Lira yani 12 Kuruş
  • Günlük ortalama maliyet - 1,32 Lira
  • Aylık ortalama maliyet - 40,13 Lira
  • Ortalama yakıt tüketimi - 2,43 L/100 Kilometre
  • En iyi yakıt tüketimi - 1,9 L/100 Kilometre
  • En kötü yakıt tüketimi - 3,46 L/100 Kilometre

Bugüne kadar ki tüm yakıt alım ve tüketim bilgilerini, ilgili sayfada paylaşmaya devam ediyorum. Merak edenler bu sayfaya da göz atabilirler. [Tıklayın]